"Bir an gelir ki insan, iç dünya ile dış dünya, düşünme ile iş yapma arasında, ikisinden birini seçmek zorunda kalır. Buna adam olmak! derler. Bu seçimin verdiği acılar korkunçtur. Ama, onurlu bir yürek için, ikisinin ortası yoktur. Ya tanrı var, ya zaman. ya şu haçı alacaksın, ya şu kılıcı. Ya dünyamızın, bütün kendi gürültülerini aşan bir anlamı var ya da bu gürültü patırtıdan başka hiçbir gerçek yok. Ya zamanla birlikte ölürsün, ya da daha yüce bir yaşam uğruna zamanın dışına çıkarsın.Biliyorum, insan gevşek davranabilir. Hem zamanını yaşar hem de zamansız'a inanır. Buna boyun eğmek denir. Bu sözdense iğrenirim...
Bana ya hep ya hiç gerek. İş dünyasını, dış dünyayı seçince, iç dünya benim için bilinmeyen bir ülke oluyor sanmayın.Ama, o bana herşeyi veremez, sonsuzdan yoksun kalınca da , zaman ile birlik olmak isterim.Hesaplarımda ne özleme, ne vahlama isterim...
İstediğim, herşeyi apaçık görmektir yalnız. "
Albert Camus.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder