Deşifre ediyorum kendimi sanırsın bir sirk palyaçosuyum
Tarif ediyorum yüzümü ne çirkin ne güzel
Takdim ediyorum ruhumu ne akıllı ne deli
Tahmin ediyorum sizi ne benim ne değil
Ne sanırsan onu yapıyormuş gibi yapıyorum
Aslında aklımda başka bir plan geleceğe dair
Bol bol yalan söyleyin bana olur mu?
Bilmek istemem zaten aciz kalan taraflarını gerçeğin
Ben seni taklit ederim, sen sanırsın "aynı benim gibi".
bu blog şimdilik tamamiyle kişisel terapi amaçlıdır, iç dökmedir, sevgili günlük tadıdır,candır. Ama zamanla başka bir şeylere de dönüşebilir bilmiyorum, bilemem...
28 Mart 2009 Cumartesi
16 Ocak 2009 Cuma
her şey yolunda
Kargaşa dolu içlerimiz ve her birimiz bir başkası olma eğilimiyle kanlanıp canlanmalarda…
Bir başka beden olma, bir başka hayat hikâyesi yaratma zihninde ve onu yaşıyormuş gibi yapma, geceleri midesine giren kramplar ve ağlama nöbetlerinin sabahına yapılan güzel bir makyaj kamuflasyonuyla her şey tamam işte.
Sen en güzelsin, en yakışıklı sensin işte, en ulaşılamaz, en çekici, en arzulanan, herkes senin tenine susamış… Evet, seni istiyor herkes ve sırf bu yüzden iyi hissetmelisin(!)
Sabah başka, gece başka olmak... Durmak, durduramamak kendini hep kargaşa var içinde bilirsin ve içinde yıllarca süren Fetret Devirleri hayatının…
Geri zekalı gibi davranıp insanlar arasında ama bilmen içten içe o saçma sohbette hiç de yerin olmadığını ve olmasını da istemediğini…
Kargaşa içindesin işte, bitmez ki gece başka gündüz başkasın... Karmaşa senin içindeki işte, sen olamazsın bir türlü…
Bir başka beden olma, bir başka hayat hikâyesi yaratma zihninde ve onu yaşıyormuş gibi yapma, geceleri midesine giren kramplar ve ağlama nöbetlerinin sabahına yapılan güzel bir makyaj kamuflasyonuyla her şey tamam işte.
Sen en güzelsin, en yakışıklı sensin işte, en ulaşılamaz, en çekici, en arzulanan, herkes senin tenine susamış… Evet, seni istiyor herkes ve sırf bu yüzden iyi hissetmelisin(!)
Sabah başka, gece başka olmak... Durmak, durduramamak kendini hep kargaşa var içinde bilirsin ve içinde yıllarca süren Fetret Devirleri hayatının…
Geri zekalı gibi davranıp insanlar arasında ama bilmen içten içe o saçma sohbette hiç de yerin olmadığını ve olmasını da istemediğini…
Kargaşa içindesin işte, bitmez ki gece başka gündüz başkasın... Karmaşa senin içindeki işte, sen olamazsın bir türlü…
bazen komik olmuyor
Çok sık geçemedi o ara sokaktan. Tam o taraflara gidemedi ayakları geri geri gitti. Sadece bir kaç kez... O da zaten o binaya bakıp gözlerinin dolması içindi. Yapılması gereken önemli bir görev gibi olan duygusallıklar... Hani şu sadece kendimizi rahatlatmak için yaptıklarımızdan... Karar veremedi gerçekten hüzünlendi mi o apartmanı görünce, yoksa sadece anılması gereken bir klişe eski zaman seremonisi miydi bilemedi kız. Her şeye güldüğü gibi buna da güldü, sağa döndü ve yürüdü sadece, uzun uzun yürüdü.
26 Kasım 2008 Çarşamba
sabah...
erken uyanıyorum. camı açıp yedinci kattan aşağı arabalara bakıyorum. bi tane mavi askeriye otobüsü oyuncak gibi dönüyo daracık kavşaktan. nası dönüyo ya o kocaman kocaman diyorum sabahın dokuzunda. biraz etrafı toparlayıp süper poğçalar pideler yapan palmiyeden üç beş bişi almak için dışarı çıkıyorum. tam karşıda bi berber dükkanı var. üç beş genç çalışıyor orda. genelde dükkan sabahları boş olduğu için birbirlerinin saçlarını yaparak oyalanıyolar. bi tanesi kendi kendine yanlardan kendi saçını kesiyo. poğaçalarımı alıp evin yolunu tutuyorum. geçerken bim e ucuz yorgan yastık düşmüş müdür diye inceden bakınıyorum camdaki afişten. gene yok, düşmemiş. arada oluyo battaniye yastık falan ondan bi umut bakınıyorum. hemen köşedeki büfeden gazete dergi bişiler alıyorum. kuruluyorum tevizyonun karşısına. çayı zaten çoktan koymuş oluyorum. seda sayan var. ben arka fon olarak tercih ediyorum seda sayanı. iyi gidiyo ses mes. garip şeyler oluyo arada kuağıma çalınıyo. rezzan kiraz bağıra bağıra o iç gıcıklayıcı pozitif neşesiyle burçlardan ottan boktan bahsediyo. plüton üzerimdeymiş değişim olcakmış hayatımda. akıllı olun molun diyo dravdan umut dağıtıyo. poğçaları lüplettikten sonra gazeteye bakıyorum. çayım bitmiş. gazeteyi de alıp mutfağa gidiyorum. hem sigara da içerim balkon kapısını açıp diye mutfağa konuşlanıyorum bu sefer de.camın kenarında içilmemiş bi sigara var. gece birinin uykusu kaçmış olabilir. ama o sigara niye içilmemiş mera ediyorum.. mutfakta biraz kendi kendime eğleniyorum gülüyorum bakındıkça sayfalara. sonra gene bi içeri gitme hevesi geliyo. tekrar elimde çay gaste dergi içeri gidiyorum. bi mutfağa bi içeriye giderken noluyo ya bu gel gitler deyip yazadurmuşum...
not: bu bende yeni hasıl olan istemsiz ve gereğinden fazla erken kalkma düsturu süpermiş ne yaan söyliyim hoşuma gitmee başladı küçük küçük... hala saat bir valla oh. nilee nilee yapılııı şinci
ya bu yeni smile adsl reklamını izlediniz mi? o ne öyle be abi..
not: bu bende yeni hasıl olan istemsiz ve gereğinden fazla erken kalkma düsturu süpermiş ne yaan söyliyim hoşuma gitmee başladı küçük küçük... hala saat bir valla oh. nilee nilee yapılııı şinci
ya bu yeni smile adsl reklamını izlediniz mi? o ne öyle be abi..
25 Kasım 2008 Salı
Kavak Yelleri ve Gossip Girl arasındaki 7 Fark
Kavak Yelleri'nde can sıkılınca genç bünye sahilde taş sektirir
Gossip Girl'de limuzine atlanır derhal Paris'e uçulur.
Kavak Yelleri üç kardeştir
Gossip Girl tek çocuktur.
Kavak yelleri kazaktır, kapşondur, eşofmandır
Gossip Girl Channel dir, Milano moda haftasıdır.
Kavak yelleri arkdaş canlısıdır, bataktır, Kara Murattır.
Gossip Girl nobrandır, burnu büyüktür, Gerar Depardieu dur.
Kavak Yelleri Pinhanidir hele bi gel dir
Gossip Girl Timbalanddır Apologize dır.
Kavak Yelleri İzmir'dir
Gossip Girl Dubai'dir Palmiye Adası'dır.
Kavak Yelleri "eh işte" dir, akbildir
Gossip Girl "vay babağn" dır, one way tickettır.
Gossip Girl'de limuzine atlanır derhal Paris'e uçulur.
Kavak Yelleri üç kardeştir
Gossip Girl tek çocuktur.
Kavak yelleri kazaktır, kapşondur, eşofmandır
Gossip Girl Channel dir, Milano moda haftasıdır.
Kavak yelleri arkdaş canlısıdır, bataktır, Kara Murattır.
Gossip Girl nobrandır, burnu büyüktür, Gerar Depardieu dur.
Kavak Yelleri Pinhanidir hele bi gel dir
Gossip Girl Timbalanddır Apologize dır.
Kavak Yelleri İzmir'dir
Gossip Girl Dubai'dir Palmiye Adası'dır.
Kavak Yelleri "eh işte" dir, akbildir
Gossip Girl "vay babağn" dır, one way tickettır.
27 Ekim 2008 Pazartesi
gençliğini yaşayabildiğin, daha iyi bi' yer var mı bildiğin?
Evet az önce izlediğim gençturkcell reklamında duyduğum slogan buydu. Aslında reklam bende hemen yazma isteği uyandırdı. Çalakalem paylaşmak istiyorum.
Şimdilerde yeni programından pek de haz alamadığım Okan Bayülgen seslendiriyor reklamı. Reklam kısaca şöyle, izlemeyenler için aktarayım: İki genç yürüyorlar ve mc donalts ta takılan gençleri ya da alışveriş yapan kızları erkekleri görüyorlar. Biraz yadırgıyorlar onları hani bu gençlik nereye gidiyor gibisinden, olayınız bu mudur yani gibisinden. Buraya kadar güzeldi merak da ettim nereye bağlanacak acaba durum dedim. Okan Bayülgenin sesi geldi (tam metniyle hatırlayamayacağım sanırım) " tabiki gençler sinemaya ondan sonra mc donalts a gidecekler , senin daha iyi bir yer var mı bildiğin" dedi Okan. Ya bir dakika ya, ulan sen değil miydin her programında gençlere; çocuklar gidin, yapın, edin, gezin, yazın, çizin, keşfedin dünyayı falan filan diyen? E şimdi ne bu peki... Gençlik önce mc donalts a, sonra sinemaya, sonra da her ay kıçlarına maddi manevi batan campus kredi kartıyla alışveriş yapmaya gitsin. " valla bizde gençlik böyle hacı, senin daha iyi bi fikrin varsa gel koy masaya" tribindeki reklamı Okan Bayülgen'in seslendirmesi açıkcası bana çok abes geldi.
Çelişmiş, olmamış...Belki de bu durum pek de derdi değil artık...
Şimdilerde yeni programından pek de haz alamadığım Okan Bayülgen seslendiriyor reklamı. Reklam kısaca şöyle, izlemeyenler için aktarayım: İki genç yürüyorlar ve mc donalts ta takılan gençleri ya da alışveriş yapan kızları erkekleri görüyorlar. Biraz yadırgıyorlar onları hani bu gençlik nereye gidiyor gibisinden, olayınız bu mudur yani gibisinden. Buraya kadar güzeldi merak da ettim nereye bağlanacak acaba durum dedim. Okan Bayülgenin sesi geldi (tam metniyle hatırlayamayacağım sanırım) " tabiki gençler sinemaya ondan sonra mc donalts a gidecekler , senin daha iyi bir yer var mı bildiğin" dedi Okan. Ya bir dakika ya, ulan sen değil miydin her programında gençlere; çocuklar gidin, yapın, edin, gezin, yazın, çizin, keşfedin dünyayı falan filan diyen? E şimdi ne bu peki... Gençlik önce mc donalts a, sonra sinemaya, sonra da her ay kıçlarına maddi manevi batan campus kredi kartıyla alışveriş yapmaya gitsin. " valla bizde gençlik böyle hacı, senin daha iyi bi fikrin varsa gel koy masaya" tribindeki reklamı Okan Bayülgen'in seslendirmesi açıkcası bana çok abes geldi.
Çelişmiş, olmamış...Belki de bu durum pek de derdi değil artık...
12 Ekim 2008 Pazar
Gün Biterken
"geçmişten pişmanlık,
geleceğe umut,
yaşadığım andan asla tatmin olmamak.
işte bütün hayatım."
Franz Schubert.
geleceğe umut,
yaşadığım andan asla tatmin olmamak.
işte bütün hayatım."
Franz Schubert.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)