2 Eylül 2009 Çarşamba

ver iz may maynd?


oturmuş düzelmesini bekliyorum bir şeylerin. bir yandan iş görüşmelerine gidiyorum. hosteslik için çağrıldım bir firmadan. gelişine bastığım cv lerimden biriydi. dedim belki uçarız be oraya buraya. dedim otellerde geçiyomuş insanın zamanı ama sonuçta başka memlekette uyumak da bir şeydir, değişikliktir dedim. hem uçucam ve uyucam. olayım bu olsun dedim bundan sonra... ne olur ki parası da iyiymiş... olur gibi oldu, olmadı. ablamın nişanı oldu iki haftam kalabalık çoluk çocuk akraba evin içinde yardıma koşturdum. eee yapılcak tabi kardeşlik bu günler için... burnumun ucunu çıkarıp sigara içebileceğim bir delik aradım. nişandan sonra tokat'taki akrabalarımız iki hafta daha bizde kaldılar. kabile halinde yaşadık gittik. tuvalete giderken kimsenin kafasına basmadan nasıl geçerim diye düşünmekten, vazgeçip yatağa gömülüp sabah böbrek ağrısıyla uyandığım günler oldu. en son kendimi balkondan aşşağı bakarken yakaladım acaba atlasam tek kırıkla yırtar mıyım yoksa bok yoluna mı giderim diye düşünmüşüm kalmışım.bir yandan da; bir arkadaşımın yöneteceği bir filmde oynamaya hazırlanıyorum, Bursa'ya gidip geliyorum. bi Bursa'dayım bi İzmit'te...Rolüm gereği gelinlik giymem gerekiyor. Bi Bursa'da saat gece 2 de gelinlikleyim bi İzmit'de dizi çıkık pijamalarımla annemle dışarda daldan incir koparıyorum...hayır hayır bu örneklerin sonunu fight club sendromuna bağlamıcam merak etmeyin. yok öyle gündelik hayatın ve iş stresinin yarattığı rutin hayat ve son model eşyalara ve son teknolojiyle üretilmiş dizayn edilmiş evimin yanması bik bik...yok arkadaş gayet de işsiz olmak ve kendini bir şeyler yapmaya zorlamak konusunda dudaklarıma kadar sivilce çıkarmak üzere daralmaktayım!

hosteslik, nişan, fight club...bu üç kelimeden çeşitli kombinasyonlarla ne kadar anlamsız cümleler çıkarabilirsek işte( ör: nişanım figh club'da hosteslik yaparak geçti.) ben de o kadar anlamsız yaşıyorum bu ara.

gelcem ama, valla...

1 yorum: